Süt İneklerinde Hassas Yemleme ve Yem Katkıları...

Yüksek verimli süt sığırı beslenmesinde sürdürülebilirlik için hassas yemleme ve bu yemlemeyi desteklemek için yem destekleri gereklidir.

Her ineğin gereksinimleri için hassas yemleme

Artan üretkenlik ve buzağılama aralıkları ile yüksek verimli inekler için uzun vadeli genetik seleksiyonun, mastitis ve topallık dahil olmak üzere metabolik hastalıklara duyarlılığı arttırdığı görülmüştür. Bu, temel olarak, beslemede rasyonun dengeli ve katkılarla destekli olmasını gereğini ortaya çıkarmıştır. 

Hassas yemleme kavramı, gerçek zamanlı verilerden ve sürü üretkenlik indekslerinden alınan geri bildirime dayalı olarak yemleme oranlarını tam olarak bir ineğin gereksinimlerine göre ayarlayabilmektir. Bu, elbette besleme uzmanları, çiftlik yöneticileri arasında çok yakın bir işbirliğini gerektirir.

Kaba yem ve konsantre yem oranlarının, protein, kül, selüloz, metabolik enerji vb. besleme oranlarının ayarlanması ayrıca bu dengenin hayvan grubuna göre değerlendirilerek dengelenmesi önemlidir.

Dinamik besinler çok önemlidir

Dinamik besinler (enerji taşıyıcıları değil) olarak kabul edilen katkı maddeleri, vitaminler, mineraller ve eser elementler genellikle süt rasyonlarında toplam kuru madde alımının %0,5-5'i arasında bulunur. Dinamik besinler, üretken ve üreme dokuları arasında hücre düzeyinde enzimatik olaylara dahil oldukları için enerji ve protein metabolizmasını iyileştirmek için çok önemlidir.

Daha da önemlisi, dinamik besinler, bağışıklık sistemini destekleme yeteneklerinden dolayı hayvan sağlığı durumunu iyileştirmek için temel itici güçlerdir. 

1. Mineral beslenme (makro ve mikro elementler)

Hassas yemleme standartlarına dayalı olarak, ineklerin dönemsel durumları dikkate alınarak besleme tekniği olan süt yemi rasyonları yapımı için özel ön karışımlar farklı formüle edilir. 

Bileşenler kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum, sodyum, klor ve kükürt gibi makro elementlere ve demir, bakır, çinko, manganez, kobalt, selenyum, iyot ve molibden gibi mikro elementlere ayrılır.

Hem makro (g/kg KM) hem de mikro (mg/kg KM) elementler yapısal role (kemik dokusu, kas dokusu vb.) sahiptir ve hücre zarlarının enzimatik işlevlerine katkıda bulunur. Ayrıca inekler için kalsiyum metabolizmasında önemli bir rol oynayan alkali asit koşullarını (sodyum, potasyum, klor ve kükürt) düzenleyebilmektedirler. Hormon ve protein sentezinde anahtar role sahiptirler. Bununla birlikte, hayvan refahı açısından, eser mineraller, bağışıklık sistemindeki destekleyici rolü nedeniyle son derece önemlidir. Mineraller, ineklerin sürü içindeki metabolik ve stres faktörleriyle başa çıkmalarına yardımcı olmada dolaylı bir role sahiptirler. Hayvanın yaşam dönemi ve yaşadığı ortam, beslenme uzmanlarına, rasyonu formüle etmek için hangi iz mineral kaynağının ideal olabileceğine karar vermede yardımcı olmaktadır.

2. Vitamin beslenmesi

Birçok makro ve mikro element, çeşitli vitamin sentezi ve enzimatik fonksiyonlara sinerjistik reaksiyon ile ilişkilendirilirken, anahtar vitaminlerin takviyesi büyüme hızını, doğurganlığı, meme sağlığını düzenlemekte, SHS(Somatik Hücre Sayısı)'yi azaltılmasında takviye edici etki ve süt üretimini iyileştirmede destek sağlamaktadır.

     Vitaminler yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K) ve suda eriyen vitaminler (tiamin – B1, riboflavin – B2, nikotinik asit – B3, piridoksin – B6, pantotenik asit – B5, biotin – B7, folik gibi.) olarak sınıflandırılır. 

Gastrointestinal enflamasyona sahip inekler, dönemsel besleme yapılmayan süt sığırları, artan metabolik kayıplar oluşturmaktadır. Bu durum rasyon sindirilebilirliğini de giderek azaltarak vitaminlerin ve iz elementlerin vücuttaki ihtiyacını artırmaktadır. Bazı vitamin ve mineraller aralarında  sinerjistik etkiler oluşturmaktadır. Meselâ kalsiyum ve fosfor kullanımını etkileyen D3 vitaminidir. B6 vitamini, kalsiyum ve fosfor kan seviyelerinden de etkilenen magnezyum emilimini destekler. 

Vitamin ve aminoasitler metabolik olaylarda düzenleyici ve hastalık stresini ortadan kaldırmada etkin bir takviye yoludur. Örneğin, biyotin takviyesi, tırnak sağlığını, dolayısıyla ayak sağılığını iyileştirebilir. Niasin metabolik enerji, aminoasit ve yağ asidi sentezinde yer alır. Ve ketozis, yağlı karaciğer sendromuna karşı önleyici bir rol oynamaktadır. Metiyonin Niyasin gibi ketozise karşı koruyucu bir etkisi vardır. Kobalt eksikliği, rasyonlarda B12 vitamini eksikliğine neden olabilir.

Yine başka bir örnek, E vitamini ve selenyumun antioksidan aktivitesidir. Reaktif oksijen ve serbest radikallere karşı hücre içi bir savunma olarak birlikte hareket ederler. Biyolojik hücre zarlarının bütünlüğünü korumada önemli bir rol oynarlar. Ayrıca, rejeneratif kas hastalığı olan beyaz kas hastalığından korunmada ve hastalık sağaltımında etkin kullanımı vardır.

Taze ve kuru ot, kanın pıhtılaşma mekanizması için gerekli olan K1 (filokinon) ve K2 (menakinon) vitaminlerinin iyi kaynaklarıdır. Taze otların, meme bezi sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra, kısmen A vitaminine dönüşen β-karoten seviyeleri de yüksektir (Michal ve ark., 1994). Ancak, kurutulma sırasında gerek β-karoten ve gerekse diğer mineraller bakımından kayıplar oluşmaktadır. Ayrıca topraklardaki mineral eksiklikleri bitkiye yansımakta, bitkideki eksik mineral durumu da hayvanda mineral düşüklükleri ve dolayısıyla verim kayıpları ya da daha yüksek mineral eksikliklerinde metabolik sıkıntılara sebep olmaktadır. 

Çözüm

Hayvan beslemesinde hayvanın yaşam dönemine, çevresel faktörlere ve stres faktörlerine bağlı olarak protein, yağ, nişasta, selüloz, kül gibi dengelerin yanısıra vitamin, mineral, aminoasit vb. ek katkılar da değerlendirilerek rasyon oluşturulmalıdır.

    Betra premiksler, spesifik, sinerjik içerikte preparatlar ile size destek vermektedir.